Ufak su damlacıkları ıslatmıştı bedenini…
Yatağa girmeden önce bir bira içmek istedin.
Kalktım. Biranı getirdim. Elinde tuttun, ılıttın biranı. Anlam veremedim buna.
Yanına yaklaştım. Konuşmak istedim. Bakıştık.
Gözlerin, bıraktığım gibiydi. En son ne
zaman görmüştüm seni… Hatırlayamadım…
Biranı ufak yudumlarla içiyordun. Akşam,
geceye doğru dönüyordu artık...
Yarısını bile içemediğin şişeyi yere
bıraktın. Bana döndün. Elimde, yeni yaktığım sigaramla sana bakıyordum.
Gözlerimiz aynı noktada durdu.
Açık camdan içeriye rüzgar yağmur taneleri
taşıdı…
Dudakların ıslaktı. Bira ve sigaranın
dayanılmaz zevkiyle doluydu. Öpüştük.
İzmir bu mevsimde sıcak mı olur?
Okurken resmen bir film karesi gibi canlandı satırların gözümde. Bu kısa ama aslında -her şeyin ötesinde- çok daha uzun olduğu apaçık ortada olan yazını gerçekten çok beğendim Emir..
YanıtlaSilKalemine sağlık..