20120520

"Kişi aşık oldu mu , beynini yer.Kendisiyle öpüşür,barışır.Çarpıcı aşk parçaları dinler,iyi giyinir ,düşünerek konuşmaya başlar,sade vatandaşlığını unutur ,şiir miir okur,olası bir gece jimnnastiği için kıçını-başını daha bir dikkatli yıkar,temiz don-temiz çorap giyer.Bu arada ilginç bir özellik daha kazanmıştır:Üstünü ve sık sık koltukaltlarını koklamak ...


Gelin,doğru konuşalım: İnsan aşık oldumu,başka biri olma uğraşı gündemine gelir.O güne kadarki tüm özellikler rafa kaldırılır,yerine yenileri edinilir.Tanrım ,meğer gülerken arkadaki çürük dişim görünüyormuş!! Neden bunu evvelden farketmedim! Felaket!


İlk telefon konuşması,yaklaşık bir buçuk saat sürer ve mutlaka konuşulacak birşeyler bulunur.Kim daha çok seni seviyorum derse üstünlüğü o sağlayacaktır....


Gelin doğru konuşalım: İnsan aşık oldu mu ,kendini beğenmez olur.Kişiliğinden ,varlığından soğur.Ruhuyla kavga eder,küser.Ve arabesk tahtına kurulur:'Ben sana layık değilim,kendine daha mükemmel bir sevgili bul,burnunda sümük var ,benden nasılsa bir gün ayrılacaksın,ne bakıyorsun lan sevgilime,kim o daha önceki mi, sen bende ne buluyorsun,beni param için sevmiyorsun değil mi,bağırmadan konuşuyorum,dağıtırım ulan burayı ,içim yanıyor içim...'


Ayrılırsınız.Artık aşk konusunda ahkam kesebilecek ve aşık dostlarınıza altın uyarılarda bulunabileceksinizdir;


-Yok hocam ,yok... Bunlar ağır mevzu! Bizden geçti!"




tamamı değilse bile idare eder bir kopyası tadında ki love story. bir küçük İskender dayağı.*





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder